Hepimizin başından geçmiştir bir ilk aşk olayı, lafın gelişidir o ama iyidir ilk aşk. İlk bakış, ilk öpücük, ilk dokunuş pek bir pahabiçilemezdir. En safıdır belkide, ilişki namına sayılabilecek şeylerin. Aradan yıllar geçsede unutulmaz ilk aşk, çünkü onun yeri çok farklıdır. İlk mutluluklar ve ilk üzüntüler, ilk acılar ve sevgiye dair ilk kalıntılar onunla başlar ve onunla biter. İlk defa biri için hızlanır kalp ve ilk kez birisi için duracak gibi acır. Çoğu insanın hayatının yönünü bile değiştirir ilk aşklar hatta bazıları evlenir bile ilk aşklarıyla, çocukluk hayalleri gerçek olur, pembe panjurlu evler falan..
Kabul edin hepiniz American Pie'vari bir lise hayatı isterdiniz. İstemeyende problem vardır zaten. İlk aşk diyorum bakın çocukluk aşkı değil. Ergenlik döneminin uç noktalarında gerçekleşen ektileşimden bahsediyorum sanırım lise zamanlarımıza tekabül ediyor. O zamanlar olması her zaman iyidir çünkü. Lise bir gencin üniversite öncesi hayatının dönüm noktalarını yaşayabileceği bir okul dönemidir. Lise unutulmaz efsanelerle, büyük aşklarla, büyük hayranlıklar ve büyük kahramanlıklarla dolu enerjinin asla bitmediği bir dönemdir. Çoğu zaman filmlerdeki gibi mutlu sonla bitmez tabiki ama ilk aşklar genelde hep lisede karşılaşır. Çünkü kadınında erkeğinde olgunlaşmaya başladığının gözle görülür zamanıdır lise.
Tanıdığım çoğu insan lisede aşık olmuş ilk kez ve hala bahsederler. Çoğu zaman yanlarında eşleri olmalarına rağmen. Ama ilginçtir ki kadın-erkek eş hiç bir zaman kıskanmaz ilk aşkı, çünkü o daha değerlidir. O ilk aşk olmamasına rağmen seçilmiştir. Kimi zevkle anlatırken kimin gözünden istemsiz hüzünlerle dolu ufak damlalar dökülür. Kimi hayatındaki doruk noktasını yaşarken diğeri belkide tedavisi asla mümkün olmayan aşk acısını çeker.
İlk aşk böyledir işte, kimi zaman çetin bir savaş gibi zor kimi zaman da "The Notebook" filmindeki gibi duygusal ve romantik. Bu konuda seçim şansı olmuyor sanırım insanın ama hayat tecrübesi olarak mükemmel bir deneyim diyebilirim. Aşık olduğu kızla birlikte olmak için imkanlarını, ellerindeki muhteşem sanşları geri çeviren insanlar tanıyorum. Buna ilk aşk değil genel olarak aşk neden oluyor tabikide.
İlk aşkını aradan yıllar geçtikten sonra gören kişide istemsiz kalp atışları meydana geliyor, net. Başıma gelen eski bir olayı paylaşmak istiyorum sizlerle. Bir cumartesi gecesi, eğlence isteğiyle dolup taşan ben ve arkadaşlarım haftasonun tadını çıkartmak için davet edildiğimiz çılgın bir partideyiz. Alkolün su gibi aktığı muhteşem lezzetlerin olduğu ve müziğin son derece keyif verici bir şekilde ilerlediği mütevazı bir parti. Henüz kafalar yerindeyken ansızın bir bayanla karşılaşıyorum, heralde hayatımda ikinci kez ilk defa biriyle bu kadar uzun süre göz göze bakışmışımdır.
Kısa bir sessizlikten sonra adımı çığırmasıyla birlikte boynuma atlayan bu güzel bayanın ilk aşkım olduğunu söylemeye gerek yok heralde. Burada ufak bir durum var sevgili AskMen okuyucuları, eğerki bayan kendisinin sizin ilk aşkınız olduğunu biliyorsa şakayla karışık durumlardan güzel ve kurnaz bir şekilde kaçabilirsiniz hatta karşı atağa bile geçebilirsiniz. Ama eğerki bayanın bundan haberi bile yoksa yani olay zamanında tek taraflı - platonik - bir durumda gerçekleştiyse sadece arkadaşmış gibi davranmanızda fayda var yoksa gereksiz durumlar meydana gelebilir.
Hali hazırda boynumda bulunan bayan heyecanı geçip üzerimden inince karşılıklı sohbet etmeye başladık ve ben aniden kendimi biraz kötü hissettiğimi belirterek lavaboya doğru yol aldım. İçerde karşılaştığım bir arkadaşımın ilk tepkisi "Ne oldu ?" olduğunda bile hala durumun farkına varamamıştım. Ta ki aynaya bakana kadar. Sanki tenimin rengi çekilmiş gibiydim, elimi kalbime götürdüğümde inanılmaz derecede hızlı attığını fark ettim önce alkolden mi acaba diye düşünürken, arkadaşım gereken cevabı vermişti bile; "O burda değil mi ?". Bu durum yaşanan aşkın sadece sizde kalıcı olmadığını gösteriyor. Birlikte büyüdüğünüz arkadaşlarınız, sıra arkadaşlarınız, iyi arkadaşlarınız sizin ne yağtığınızı hayatınızda neler olup bittiğini bilir. Hele ki o dönemlerde yaşanan aşk biraz efsanevi derecedeyse.
Hal böyleyken yüzüme biraz su çarpıp kendime gelerek içeri geri döndüm, şakayla karışık espriler, eskilerden gelen anılar, kötü zamanların konuşulmasıi ayrılık yüzünden cephe almalar, sarılıp dans etmeler, şimdiki zamanın konuşulması ve yakın gelecekle ilgili planlar... uzun mu uzun konuştuk gece boyunca evet itiraf ediyorum çok eğlendim ve inkar etmiyorum; evet yeniden istedim. Bunu bu duyguyu onunda bilmesi hatta onunda yaşaması beni sevindirdi açıkcası ama ne yazık ki eskisi gibi çocuk değiliz artık. Artık farklı sorumluluklarımız var, hayatlarımız birbirinden çok farklı, evet büyük fedakarlıklar göz önüne alınabilir ama artık daha olgun düşünüyoruz. Yeniden o lisedeki çocuk olmayı çok isterdim.
O günün sabahında, akşamında ve ertesi günün sabahında yeniden görüştük. Son görüşmemizin arından yaşadığı şehre döneceğini bilmiyordum bana son ana kadar söylememişti. Sonuçta hayatlarımız artık çok değişmişti. Sonuç olarak güzeldi. O aşkınız için zamanında canınızı bile hiçe sayabileceğiniz insanla yıllar sonra yeniden farklı çizgilerde değişik hayatlar yaşarken karşılaşmak, kazandığınız tecbüreleri paylaşmak, sonra eskilere dönüp güzel ve kötü anıları yad etmek çok güzel. Gerçekten bir anlamda yaşadığınızı hissediyorsunuz. Kötü olan tek kısmı zamanın aslında ne kadar hızlı geçtiğini görmeniz.
O efsanevi aşkın baş rollerinden birini oynayan bayanı uğurladıktan sonra sanki bitmesini hiç istemediğim bir rüyadan kalkmışım gibi hayatıma devam ettim, resmen sanki bugüne kadar izlediğim filmlerin bir sonucu olarak yaşadığım bir şeymiş gibi geldi. Çünkü son zamanlarda filmlerde en çok bu konular işleniyor. İlk aşkınızla bir araya gelmek güzel şey, kendinizi kaybetmediğiniz sürece ve çok eğlenceli yanınızda arkadaşlarınız, sevgiliniz falan varsa. Çünkü ayrılık sonrası ve ya ilişki içindeyken gizli saklı yaptığınız herşey çorap söküğü gibi şakalara esprilere konu oluyor merak etmeyin rezil olmuyorsunuz aksine artık etrafınızdaki insanlarda sizin gibi olgun düşünüyor, çocukluğunuzun aslında çok önceden bittiğini anlıyorsunuz.
Çoğu kez ilk aşkınız olan insanla karşılaştığınızda "keşke" diyebilirsiniz korkmayın, bu sizin en doğal hakkınız çünkü siz ilk defa onu sevdiniz ondan önce belkide sadece anneniz vardı..
Emir Keskin
Follow @emirkeskin
\n This e-mail address is being protected from spambots, you need JavaScript enabled to view it
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder